Tarihin iki hasım devleti, şimdilerde Türkiye karşıtlığında bir araya geldi. İsrail ve Yunanistan, Doğu Akdeniz’i istikrarsızlaştıracak yeni planlarına hız verdi. Savunmadan enerjiye her alanda işbirliğini stratejik seviyeye yükselten iki devlet, Türkiye’nin hak ve menfaatlerine alenen göz dikiyor. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Batı Kudüs’e giderek İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşmenin ayrıntıları belli olmaya başladı. İki lider ortak silah üretiminden askeri eğitimlere kadar stratejik işbirliğini ilerletme konusunda anlaştı. Tarihin bu iki kadim düşmanı bir araya getiren ise Türkiye karşıtlığı oldu. İsrail Suriye’de, Yunanistan da Ege’de Türkiye ile boy ölçüşemeyince, safları sıklaştırma kararı aldı. Yunan basını da gelişen ikili ilişkilerle ilgili dikkat çeken bir analiz yayınladı. Ekathimerini’de yer alan habere göre İsrail, Doğu Akdeniz’deki projeler konusunda Yunanistan'a diplomatik destek ve gerekirse Washington'u devreye sokma sözü verdi.
ATİNA PROJEYİ YENİDEN BAŞLATIYOR
Habere göre Atina yönetimi, İsrail-Güney Kıbrıs-Yunanistan arasında kurulması planlanan su altı elektrik kablosu projesini yeniden başlatmaya hazırlanıyor. Atina, projenin daha önce durduğu Çoban ve Kerpe adalarının doğusundaki sularda bile çalışmaları yeniden başlatmayı planlıyor. Söz konusu bölge ise Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanı Sınırlandırma Anlaşması ile kesişiyor. Gazeteye göre projeye devam etme kararı, teknik detaylar üzerindeki iç anlaşmazlıklara rağmen, hükûmetin en üst düzeylerinde alındı. Çünkü Atina, “Kıbrıs'ın enerji güvenliği için hayati önem taşıyan, İsrail tarafından tamamen desteklenen ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen bir projeden” vazgeçemeyeceği konusunda hemfikir. Ancak Ekathimerini, projenin enerji kaygılarından ziyade jeopolitik bir önemi olduğunu vurguluyor. Haber şöyle devam ediyor:
“Proje, enerji kaygılarının ötesinde jeopolitik bir önem taşıyor zira Atina, Türkiye'nin Yunanistan'ın karasularındaki haklarını 6 deniz mili ile kısıtlayan tutumuna karşı koymaya çalışıyor. Ayrıca Yunanistan, geçersiz olduğunu savunduğu Türkiye-Libya Mutabakatı’nın aksine, Mısır ile 2020'de imzalanan deniz sınırı anlaşmasının bölgedeki haklarını yasal olarak tesis ettiğini savunuyor. Yunanistan Savunma Bakanlığı da çalışmaların güvenliğini sağlamak için araştırma gemilerine askeri **** sağlayarak Atina'nın projeye devam etme kararlılığına işaret ediyor. Bu arada Fransa bölgede ihtiyatlı bir donanma varlığını sürdürmeyi kabul ederken, Yunan ve Fransız kuvvetleri arasında ortak askeri tatbikatlar da değerlendiriliyor.”
NETANYAHU’DAN TAM DESTEK
Diplomatik cephede ise Miçotakis-Netanyahu görüşmesine dikkat çekiliyor. Analistlerin bu görüşmeyi “Türkiye'ye doğrudan bir mesaj” olarak gördüğünü belirten gazete, şöyle devam ediyor:
“İsrailli yetkililerin Atina'ya, Ankara ile proje konusunda gerilimin tırmanması halinde Washington'u müdahaleye zorlayacakları konusunda güvence verdikleri bildiriliyor.
“Bu arada Amerikan enerji devi Chevron, ExxonMobil'in benzer bir hamlesinin ardından Girit'in güneyinde gaz aramakla ilgilendiğini ifade etti. ABD'li şirket, Türkiye'nin ihtilaflı sulara ilişkin iddialarından etkilenmemiş görünüyor ve Yunanistan'ın uluslararası hukuka göre münhasır ekonomik bölgesini (MEB) güçlendiriyor.
“Önümüzdeki haftalar, Yunanistan'ın elektrik bağlantı çalışmalarını hızlandırması, bölgesel dinamikleri yeniden şekillendirmesi ve yaklaşan Yunan-Türk diplomatik görüşmelerini etkilemesi açısından kritik olacak.”
ABD VE FRANSA BASKI YAPIYOR
Atina yönetimi, Kıbrıs ile Girit arasına bir su altı elektrik kablosu döşeyerek hem Rumların enerji ihtiyacını karşılamayı hem de Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanı Sınırlandırma Anlaşması’nı kadük hale getirmeyi planlıyor. Yunan basınına göre projenin ilerletilmesi konusunda ABD ve Fransız tarafları da baskı yapıyor. Ancak Türk Donanması, bir oldubittiye izin vermemek adına bölgede savaş ve istihbarat gemileri bulunduruyor. Geçen yıl kablo döşeme güzergâhını belirlemek adına Türk kıta sahanlığına gönderilen araştırma gemileri de Türk firkateynleri tarafından durdurulmuş, 40 saatlik krizin ardından Yunan tarafı Türkiye’den izin almak zorunda kalmıştı. Milli Savunma Bakanlığı kaynakları krizin ardından bir açıklama yaparak, “Söz konusu gemi, deniz yetki alanımıza girmemesi konusunda uyarılmış ve gemilerimiz tarafından engellenmiştir. Daha sonra yapılan koordinasyon neticesinde belirtilen koordinatlarda çalışma yapılmasına izin verilmiş ve Deniz Kuvvetlerimize ait gemiler refakatinde faaliyetini tamamlayarak kıta sahanlığımızdan ayrılmıştır. Deniz yetki alanlarımıza saygı duyan ve işbirliği yapan Yunan ve İtalyan makamlarına teşekkür ediyoruz.” demişti. Yunan Savunma Bakanlığı kaynakları ise karşı bir açıklama yapmış ve “Yunanistan Silahlı Kuvvetleri tarafından, Yunanistan Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü ve emrettiği şekilde, Yunanistan ile Mısır arasında yasal olarak sınırları belirlenmiş bölge içerisinde Türkiye'nin yasadışı eylemlerine karşı hiçbir ‘saygı’ gösterilmemiştir ve gelecekte de gösterilmeyecektir.” ifadeleri kullanılmıştı.
SURİYE’YE ROTA ÇİZDİLER
Fransa'da yapılan “Doğu Akdeniz Beşlisi” zirvesinde Suriye’ye aba altından sopa gösterildi. 28 Mart’ta, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un öncülüğünde Paris’te yapılan toplantıda, Fransa, Yunanistan, Lübnan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Suriye arasında mutabakat sağlandığı duyuruldu. Elysee Sarayı’ndaki zirvede, Avrupa Birliği’nin (AB) 20 Mart’ta aldığı karar temelinde Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılmasına dair bir yol haritası belirlendi. Suriye yönetiminin gerekli şartları yerine getirmesi halinde, Fransa, Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın AB’deki diğer yaptırımların kaldırılması için çaba göstereceği belirtildi. Liderler, Suriye’nin yeniden inşası için mali yardımları artırma taahhüdünde bulundu. Ancak bu yardımların, Şam Hükûmeti’nin şu adımları atmasına bağlı olduğu ifade edildi:
"Tüm kesimleri kapsayan, temsili bir hükûmetin kurulması,
Terörle mücadelede uluslararası mekanizmalarla işbirliği,
Adalet ve uzlaşma sürecinin etkin yürütülmesi.
Açıklamada, Suriye’deki tüm yabancı güçlerin çekilmesi de istendi."
Zirvede dikkat çeken bir diğer konu ise Suriye’nin deniz sınırlarıydı. “Komşu Avrupa devletlerinin menfaatlerini de dikkate alarak, Suriye'nin deniz sınırlarının uluslararası deniz hukuku, özellikle de BM Deniz Hukuku Sözleşmesi temelinde belirlenmesi” istendi. Bu amaçla uygun komitelerin kurulması taahhüt edildi.
GÜNEY KIBRIS DA MASADA
Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodoulides, Lefkoşa’da yaptığı açıklamada, Suriye’ye yönelik yaptırımların kalıcı olmayacağını ve belirli konulardaki gelişmelere bağlı olduğunu söyledi. Hristodoulides, Güney Kıbrıs’ın bu süreçte oynadığı rolün uluslararası alandaki önemine dikkat çekerek, Şam Hükûmeti’nin Paris’teki zirvede belirlenen şartlara yönelik ilerleme kaydetmemesi durumunda, yaptırımların yeniden gözden geçirilebileceğini belirtti.
DOĞU AKDENİZ’DE ÇOK ULUSLU HAVA TATBİKATI
DOĞU Akdeniz’de Yunanistan, ABD, Fransa ve İsrail öncülüğünde düzenlenen çok uluslu hava tatbikatı başladı. “Iniochos 2025” adı ile Mart’ta başlayan tatbikat 11 Nisan Cuma günü sona erecek. Yunanistan’ın Andravida şehrinde bulunan Andravida Hava Üssü tatbikata ev sahipliği yapıyor. Tatbikata ABD, Fransa ve İsrail başta olmak üzere Birleşik Arap Emirlikleri, Hindistan, İspanya, İtalya, Katar, Karadağ, Polonya ve Slovenya hava kuvvetleri ile katılırken Güney Kıbrıs destek personeli ile yer alıyor, Slovakya ve Bahreyn de gözlemci ekip gönderdi. Katar ve İsrail’in ilk kez bir tatbikata ortak olarak katıldığı bildirildi.
#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews