Orta Doğu’daki yeni gerçeklik ve güç paradigması

Prof. Dr. Adem Polat Suriye'de İsrail’in hava saldırılarıyla tahrip etmeye çalıştığı Türkiye’nin yerleşmesi muhtemel T4 Hava Üssü konusunu ve Türkiye ve Suriye arasındaki stratejik anlaşmayı yazdı.

Gündem - 15 saat önce

Geçtiğimiz aylarda ilk defa resmi olarak Katar haber ajansı The New Arab’a yansıyan Türkiye ve Suriye arasındaki stratejik anlaşmanın detaylarından bazıları basına yansıdı. Suriye ordusunun Türk askeri uzmanlar tarafından eğitilmesi, ortak havaalanı ve askeri üs kullanımı bunlardan bir kısmıydı. İsrail rejiminin Türkiye’nin yerleşmesi muhtemel Tiyas Hava Üssünü (T 4) bombalaması, söz konusu iş birlikten rahatsız olan rejim tarafından İkinci Suriye Geçiş Hükümeti’ne verilen reaksiyonun Orta Doğu’daki yeni dengeleri nasıl belirlediğini ortaya çıkardı. Şimdi asıl sorulması gereken Türkiye’nin Orta Doğu barışı için sergilediği çabalarla İsrail rejiminin yayılmacılığı arasında yaşanması çok muhtemel bir hava savunma mücadelesinin varacağı yerin neresi olacağıdır?

1970’lerde Sovyetlerin başta Tartus Deniz Üssü olmak üzere Akdeniz’e yerleşmesi ve Sovyetler sonrası Rusya Federasyonu dâhil Rusların bu üssü terk etmeyişi, tıpkı Esad rejiminde kullanılan T 4 üssünde olduğu gibi otonom ve bağımsız devlet yapısında uzak Esad zamanı Suriye’nin hava hâkimiyetinde boyun eğmesinin hegomanik sonucuydu. T 4’ün hem Rus hem de İran vekil güçleri için Esad’ın devamlılığı adına muhaliflere taktik saldırı yeri olarak kullanılması, belki o günlerde göstermelik olsa da İsrail rejiminin zaman zaman üsse yönelik hava saldırısı düzenlemesi adına birer bahane teşkil etmişti. Elbette İsrail rejiminin T 4 hava üssüne yaptığı bugünkü saldırılar, Türkiye’nin Orta Doğu barışı için çabaladığı stratejiyi doğrudan hedef almaktadır.

Türkiye’nin İdlib ve çevresini hava savunma sistemleriyle koruma altına anlamasıyla beraber meşru İkinci Suriye Geçiş Hükümeti ile yaptığı anlaşmanın gereği olarak Tiyas’a yani T 4 Hava Üssüne yönelmesi, kendi teknolojik yeteneklerinin ürünleri olana hava savunma konseptini bölgeye kurgulayacağı anlamını taşımaktadır. Bu da İsrail rejiminin gelişmiş radar ve önleme sistemleriyle baskı altında tutulmasını ve sınırlarının ötesine operasyon yeteneğinin daralacağını işaret etmektedir. 

İsrail rejiminin kuruluşundan bugüne bölgedeki haksız, yayılmacı emellerinin tamamı bir bütün olarak düşünüldüğünde söz de demilitarizasyon (askersizleştirme) çabalarıyla terörize ettiği Orta Doğu’da Filistin devletini bastırma ve sindirme gayretinin yanında sıklıkla Lübnan ve Suriye topraklarına gerçekleştirdiği tecavüzlerin arka planında olan siyasi ve diplomatik imtiyazların çok ötesinde varolan teknolojik avantaj, her türlü Amerika ve Batı menşeli desteğe rağmen artık farklı bir paradigmaya evrilmiştir. Dünya kamuoyunda işgalci ve soykırımcı bir rejim olarak anılan, uluslararası toplumdan dışlanmış İsrail’in artık tutunacağı tek şey ABD’ye bağılı göreceli askeri teknolojisidir.  Türkiye’nin kendi kendisine yetebilen milli üretim kapasitesi, çoğu bitmiş hava savunma sistemlerinden, yüzer ve hava soluyan platformlar, insansız hava ve deniz platformları ve de aklı mühimmat üretim kapasitesine kadar Orta Doğu’yu domine edebilecek hatta sınırlarının ötesini dahi kontrol edebilecek bir strateji ağını rasyonel bir olgu olarak önümüze koymaktadır. Barış temelli bu gerçeklik yeni gerçekliktir. Bu gerçeklik, İsrail rejiminin kendi yasal olmayan varlığını kuzeye taşıma hayalinin efsanelerini büyüttü ‘Davut Koridoru’ çabasını, yeniden düşünmeyi gerektirebilir. Türkiye’nin teknolojik gelişmişliğinin ve liderliğinin yeni gerçekliği... Bahsi geçen dinamik olgu, sadece bölgesel değil; global anlamda da oyun kurucu bir yeni gerçekliktir. Çünkü ardı ardına yaşanan gelişmeler dikkate alındığında Rusya’nın dengesiz ve düzensiz şekilde Orta Doğu’dan çekilişi ve Amerika’nın bölgede yaşadığı stresin İsrail kaynaklı oluşu ve yine ABD’nin bölgeye ilişkin motivasyonunun düşmesi, artık İsrail rejiminin bölgede yenilmezlik imajından çok bir vekil güç gibi hareket etmesini doğurmuştur.

Rejimin gelişmiş hava savunma sistemleriyle alan savunmasını tamamlamasına ve Amerikan menşei ürünler olan örneğin F-35I’lerle Suriye bazen de İran’a derin darbe operasyonları yapmasına rağmen; yeni gerçeklik Türkiye’nin artık İsrail rejiminin askeri teknolojisiyle bir hava hakimiyeti mücadelesine yavaş yavaş girişebileceğini göstermektedir. Bunun iki anlamı hayati öneme sahiptir. Birincisi Türkiye’nin Akdeniz’de potansiyel tehdit kategorisinde yer alan ve düşmanca söylem politiğini değiştirmeyen iki ülke İsrail ve Yunanistan’ı hava hakimiyeti bakımından tecrit altında tutulması; aynı zamanda Akdeniz’deki jeopolitik Türk varlığını özellikle enerji alanında somut şekilde temellendirecektir. İkincisi ise tıpkı Filistin meselesinde olduğu gibi Türkiye’nin mazlum milletler için üstleneceği hamiliğin ve Türkiye’nin bölgeye getireceği barışın hangi güç dengesine göre şekilleneceği bir projeksiyonun varlığıdır.

Dolayısıyla Türkiye’nin Orta Doğu ve Akdeniz’deki stratejik varlığının en önemli ayaklarından birisi İkinci Suriye Geçiş Hükümeti’yle kuracağı sağlam işbirliği ve müttefiklik ruhudur. İsrail rejiminin yeni Suriye hükümetinin egemenliğini tamamlamasından duyduğu rahatsızlık, bölgeyi Gazze’de yaşananlardan farksız hale getirmenin sapkın ideolojik hedefidir. Türkiye’nin masadaki varlığı, sadece İsrail rejimini baskılamakla kalmayıp, Orta Doğu’da kurumsal bir barış atmosferini hem emperyalist yeltenmelere hem de mezhepsel ayrılıkları kullanmak isteyen bölgesel aktörlere cevap niteliğinde olacaktır. Orta Doğu’daki stratejik güç mücadelesindeki yeni gerçeklik Türkiye’nin doğrudan merkezde olduğu böyle bir paradigmayla tanımlanabilir.  

 

#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
Haftanın Öne Çıkanları

Türkiye'den Meta'ya İmamoğlu cezası

2025-04-02 14:13 - Dünya

Sağlık Ocakları bugün açık mı, kapalı mı 30 Mart? Aile Hekimliği Bayramın 1. günü çalışma saatleri

2025-03-30 11:27 - Gündem

Rusya'yı sarsan olay! Putin'in limuzininde patlama! Zelenski 'yakında ölecek' de

2025-03-30 00:18 - Dünya

Son dakika...Pasifik adasında 7.1 büyüklüğünde deprem

2025-03-30 17:13 - Dünya

Porsuk Çayı'nın rengi değişti

2025-04-02 23:22 - Gündem

Volkan Konak'ın mezarı başında "like" mücadelesi: Sosyal medyada tepki çekti!

2025-04-02 18:47 - Gündem

Antalya'da 3,9 büyüklüğünde deprem

2025-03-31 03:38 - Gündem

Başkan Erdoğan'dan şehit polisin ailesine taziye mesajı

2025-03-30 15:23 - Gündem

CHP'li Erdoğdu boykot bahanesiyle İslami değerlerle alay etti

2025-04-02 16:38 - Politika

Mahir Polat, yeniden cezaevine gönderildi

2025-03-31 14:22 - Gündem

İlgili Haberler

60'tan fazla suç kaydı vardı! Polisi görünce 4. kattan atladı

07:12 - Gündem

Damat, tartıştığı kaynanasını bıçakladı!

07:08 - Gündem

10 metreden düşen işçi, 18 gün sonra öldü!

23:17 - Gündem

Bekçiyi şehit etmişti! Pes dedirten savunma

23:12 - Gündem

Son dakika: Valilik peş peşe duyurdu! Vatandaşlara uyarı! İstanbul'a geri geliyor...

23:02 - Gündem

Günün Manşetleri

Son dakika: Valilik peş peşe duyurdu! Vatandaşlara uyarı! İstanbul'a geri geliyor...

23:02 - Gündem

Nisan'da kar sürprizi! Yoğun şekilde geri dönüyor! Prof. Şen uyardı: Kuvvetli olacak

14:47 - Gündem

Mantar toplamaya gittiğinde buldu! 20 ayrı devlete ait: Sikkelerin değeri mahkemelik oldu

13:22 - Gündem

Dünya Türkiye'de buluşuyor! 140 ülke katılacak! İsrail'e çizik!

11:23 - Politika

İngiltere'de gündem olan iddia! Türk berberlere soruşturma! Peş peşe baskınlar

09:42 - Dünya